SİBO Nedir?

SIBO (Small Intestine Bacterial Overgrowth), ince bağırsakta bakterilerin aşırı üremesi anlamına geliyor.

İnce bağırsakta bakteri bulunmamalıdır. Dost bakteriler ince bağırsakta değil, kalın bağırsakta yerleşmeli ve bizim gıdalarımızın “artıklarıyla” (liflerle) beslenmelidir. İnce bağırsak boşluğunda bakteriler üreyecek olursa, bizim aldığımız gıdalara ortak oldukları gibi bağırsak yapısını bozarlar. Böylece besinlerin vücuda emilimi de bozulur. Bu yetmezmiş gibi bağışıklık sistemimiz de zayıf düşer ve kafası karışır. Bu da otoimmun hastalıkları davet edebilir.

SIBO’nun hazımsızlık yakınmalarına yol açacağını tahmin etmek hepimiz için kolay. Ancak, herhangi bir nedenle ortaya çıkan hazımsızlık da SIBO’ya yol açar! Çünkü bu durumda bağırsaktaki gıdalar bakterilere kalacak, hazımsızlık ve SIBO birbirini besleyecektir! Bize düşen, bu kısır döngüyü kırmak.

Bağırsaklar ve SIBO neden önemli?

Çok yakın bir zamana dek tıpta bağırsaklara bakış bugünkünden çok farklı idi. Doktorlar olarak bağırsağa adeta tıkandığında açılacak, fazla akacak olursa da kısılacak bir tür PVC boru basitliğinde bakıyor, hasta kabızsa fitil, ishalse lomotille günü kurtarıyorduk. Son 10 yılda bu durum ciddi biçimde değişti. Bağırsağın besinlerin emiliminden ibaret bir tüp olmadığı, aksine vücut bağışıklık sistemi ordusunun %70-80’ine ev sahipliği yapan bir karargah olduğu anlaşıldı. Bağırsakta yerleşik, toplam ağırlığı 1- 1,5 kg’ı bulan “dost” bakteri kitlesi için kullanılan mikrobiyota terimi, giderek tıp dışı kesimlere bile tanıdık gelmeye başladı.

İnce bağırsaklarınız içinde aşırı bir bakteri üremesi varken sağlıklı bağırsaklara sahip olamazsınız. Durum böyle ise ne bağışıklık sisteminiz sağlam olabilir, ne de besinlerden bir yarar görmeniz mümkün olabilir. Hatta aldığınız besin destekleriniz bile büyük oranda boşa gider.

Bugün milyonlarca kişi, kronik kabızlık, ishal, şişkinlik, hazımsızlık, kramplar, gıda duyarlılıkları ve emilim bozukluklarının yol açtığı besin eksikliği gibi yakınmalarla yıllarca mücadele ederek mutsuz ve sağlıksız yıllar geçiriyor. Hastaneye başvurduğunda “alttan-üstten” endoskopileri yapılıp, MR’ları tomografileri çekilip “bir patoloji görülmedi” raporu ile ishal, kabız ya da gaz giderici ilaçlarla gün dolduruyor. Daha önemlisi, altta yatan hastalıkları SIBO’dan beslenmeye devam ediyor!

SIBO Belirtileri Neler?

Pek çok kişi yemeklerden sonra karnında ortaya çıkan gaz ve şişkinlikten dertli. Peki, bu gazları insan vücudunun üretmediğini söylesem ne derdiniz? Evet, bu gazları üretenler, aynı turşu yaptığınızda ya da bozuk konservede olduğu gibi, bakteriler! Yediğiniz öğüne ortak olmaktalar.

  • Çıkaramadığınız gaz/ şişkinlik, özellikle yemek sonrası saatlerde
  • Kronik Kabızlık
  • Kronik ishal
  • Değişken kabızlık ve ishal “Huzursuz Bağırsak”
  • Dışkılama bitiminde rahatlayamama, boşaltamama hissi
  • Çok sayıda gıdaya duyarlılık
  • Kronik B12 ve Demir eksikliği
  • Kilo alamama/verememe
  • İyileşmek bilmeyen vajinal mantar

SIBO Nasıl Ortaya Çıkar?

  • Mide asidiniz yetersizse (Çok fazla kişide kendiliğinden olduğu gibi ya da ne yazık ki daha da fazla kişide “mide koruyucu” denen ilaçlar nedeniyle)
  • Geçmişte ciddi bir besin zehirlenmesi geçirdiyseniz
  • Safra keseniz alındı ise
  • Apandisit ameliyatı geçirdiyseniz
  • Kronik stres ile bağırsak hareketleriniz bozulduysa
  • Herhangi bir karın içi ameliyatı geçirdiyseniz
  • Diyabet, Skleroderma, Crohn, Kronik Pankreatit, Kronik Karaciğer Hastalığı varsa

SIBO Hangi Hastalıklara Neden Olabilir?

SIBO direkt ya da dolaylı olarak aşağıdaki rahatsızlıklara yol açabilir ya da bu rahatsızlığı besliyor olabilir:

  • IBS (huzursuz bağırsak sendromu)
  • Fibromiyalji
  • Ürtiker, ekzema
  • Akne
  • Akne rozase (Gül Hastalığı)
  • Huzursuz mesane (İnterstisyel sistit)
  • Huzursuz bacak sendromu
  • Kronik prostatit (kültür negatif)
  • Reflü olgularının önemli bir bölümü “NERD” (Endoskopide yara izlenmeyen reflü, “Hassas özefagus”)

SIBO Testi Yaptırmadan “Tahmini” Tedavi Yaptırsam?

SIBO testi yapmadan “tahmini” bir tedaviye girişmek, ancak bu testi kullanma tecrübesi olmayan bir hekimin düşebileceği bir yanılgı. Bu testi yıllardır kullanan ve tedaviyi de buna göre düzenleyen bizim gibiler içinse, bunu düşünmek bile zor.
Testte ölçülen gaz düzeyleri, dolayısı ile bakteri üremesinin ağırlığı, nefeste hidrojen (H2) gazı mı yoksa metan (CH4) mı ağırlıklı olduğu, yani üreyen bakteri grubunu anlamamıza yarayan veriler tedaviyi planlarken bizim için olmazsa olmazlar.
“Tahmini” tedaviler, hastadan ve hekimden sabır isteyen SIBO tedavisini daha da uzun ve zorlu bir yola sokmak anlamına gelebilir.